Fenin Anlamı Nedir? Bir İzmirli Gençten Komik Bir Yaklaşım
İzmir’de 25 yaşında bir genç olarak, her gün bir şeyler öğreniyorum. Öğrendiğim şeylerden biri de şu: İnsanlar bazen sormadıkları soruları bile ciddi ciddi sorabiliyorlar. Ama “Fenin anlamı nedir?” sorusu? Ah, işte o soru var ya… o soru tam da bana göre bir şey! Hadi gelin, derin düşüncelerimle ve biraz da mizahımla, Fenin anlamı nedir? sorusuna eğlenceli bir şekilde bir yanıt verelim. Kim bilir, belki bir dahaki sefere Fenin’i konuştuğumuzda, daha farklı bir gözle bakarsınız.
Fenin: Hiç Tanımadığın Bir Kavram, Ama Sürekli Kulak Tırmalayan Bir Sözcük
Fenin kelimesini ilk duyduğumda, gerçekten ne demek olduğunu hiç bilmiyordum. Ama İzmir’deki arkadaş grubumda birinin ağzından düşmeyen bir kelime haline gelmişti. “Fenin” denince, birinin “Vay be, Fenin’e bak!” diye bağırarak birine işaret ettiğini falan hayal ettim. Sanki birileri bir robot yaratmış, adı da Fenin… Yok, aslında öyle değilmiş.
Fenin, Türkçeye Fransızcadan geçmiş bir kelime. Fenin anlamı, bildiğiniz gibi, aslında “sahtelik” ya da “yapaylık” demek. Hani bazen birine bakarsınız, her şey mükemmeldir ama bir tuhaflık hissedersiniz. İşte bu hissiyatın adı, Fenin.
İzmirli Genç ve Fenin: Hayatın İçindeki Sahtekarlık
Fenin kelimesi, İzmir’de yaşamaya başladıktan sonra bir anlam kazandı. O kadar alıştım ki, “Fenin” demek, sanki birini eleştirmek için kolay bir yol gibi geliyor. Öyle işte, hani İzmirli gençler gibi, her durumda biraz espri yapmaya çalışan ama içten içe her şeyi fazla düşünen biri oldum.
Bir gün arkadaşım Cihan’la buluştuk, odaya girdi, hemen şöyle dedi:
“Ya, şu Fenin’ler var ya, tam kafayı yedirten cinsten!”
Benim de aklımda bu kadar mantıklı bir insan, Fenin hakkında konuşuyor. Hemen sordum:
“Fenin mi? O da ne?”
Cihan bana bakarak gülümsedi ve bir anda şunları söyledi: “Fenin, işte o yapay, sahte durumlar var ya, ne bileyim… Mesela çılgınca gülümsediği halde insanın içi acır, ama yapacak bir şey yok, hayat böyle işte.”
Bunu duyduğumda fark ettim ki; bu “Fenin” diye bahsedilen şey, aslında bazen insanların içinde ne olduğunu tam olarak yansıtmayan davranışlar ve duygulardı. Yani, derinlerde bir şeyler var ama dışarıya yansıyan, işte o feninlik hali.
Fenin’in Tipik Örnekleri: Hayatın Her Alanında Karşımıza Çıkıyor
Diyelim ki akşam yemeğinde arkadaşlarınızla buluşacaksınız ve bir mekana gidiyorsunuz. Garsona bakıyorsunuz; gülümsüyor, ama gülüşü o kadar sahte ki, yüzünde 10 saniyelik bir gülümseme sonrası buz gibi bir ifadeyle “Ne alırsınız?” diyor. İşte bu, tam olarak Fenin.
Ya da sabah işe gitmek için yola çıkıyorsunuz ve arabanın içinde bir anda bir şarkı çalıyor. Fakat şarkıyı söylüyormuş gibi yapıyorsunuz ama aslında şarkıyı sadece kafanızda çalıyorsunuz. Dışarıdan bakıldığında, insanlar “Bu adam ne yapıyor?” diye düşünüyor ama siz kafanızda “Yok ya, öyle bir şey” diyorsunuz. Gerçekten de Fenin işte böyle bir şey.
Bir de sosyal medya fenomeni var. İnsanların hayatlarının her anını paylaştıkları bu platformda, bazen o fotoğraflara bakıp, “Ya, bunu kim çekti?” diye düşünürsünüz. Dışarıda bir manzara, bir fotoğraf, ancak sanki arka planda 50 tane efekt varmış gibi duruyor. Yani, Fenin işte burada da devreye giriyor.
Fenin ve Ben: İçsel Çelişkilerim
Fenin, genellikle başkaları hakkında konuştuğumda sıkça kullandığım bir kelime ama bir süre sonra fark ettim ki, bazen kendi içimde de feninlikler yapıyorum. Mesela, işyerinde müşteriyle konuşurken, gülümsüyorum, nazik olmaya çalışıyorum ama bazen içimde o gülümseme bir anda kayboluyor. Bu durumda ben de, başkaları gibi, Fenin’e bürünüyorum.
Bir arkadaşım, bir gün şunu dedi: “Bana neden bazen çok samimi olduğunu düşünüyorum, bazen de daha mesafeli olduğunu hissediyorum? Ne oluyor ya?” Cevap vermek zor oldu, çünkü aslında bu çok basit bir soruydu ama ben yine de tam olarak ne demem gerektiğini bilmiyordum.
İç sesim: “Evet, dostum, aslında sen de Fenin’sin. Ama benden de fazla beklentiye girme.”
Bazen, insan ne kadar gerçekçi olmak istese de, gerçekçilik ve yapaylık arasındaki ince çizgide yürümek zor olabiliyor. Hani, bazen “Fenin” dediğimizde, aslında içinde bulunduğumuz sosyal yapının gerekliliklerinden ödün vermek zorunda olduğumuzu anlıyoruz.
Fenin ve Sosyal Medya: Birleşip Bütünleşmek
Sosyal medya, her birimizin zaman zaman birer “Fenin”e dönüştüğü bir platform. Herkes mükemmel görünüyor. Kimse başkalarına “şu an sıkıldım” diyemiyor. Herkesin hayatı o kadar mükemmel ki, fotoğraflar, paylaşımlar, göz alıcı anlar… Sadece paylaşımlarımızın gerçek olup olmadığı konusundaki şüpheyi artıran bir şey var: Fenin!
Kendini bir an olsun sosyal medyada “gerçekten” var hissettiğimiz anlar var ama sonra hemen bir filtre ekliyoruz. O yüzleri, pozları… Her şeyin ötesinde, birinin yaşamını biraz da olsa gerçekten görmek istiyorsunuz, ama kimse o kadar da doğal olmuyor. Yani bu, sosyal medyanın Fenin hali işte. Ama biz, her defasında o gerçek olmayan durumları kabul ediyoruz.
Fenin’i Anlamak, Bir Anlamda Kendi Kafanda Yaşamak
Fenin’i sadece başkaları üzerinden anlamak kolay. Ama esas sorun, onu kendi hayatında nasıl barındırdığındır. Fenin, sahte bir tavır olabilir, ya da bazen tamamen kendini korumak için yapılan bir şey. Herkesin birer Fenin’i olduğunu kabul etmek, insanları gerçekten olduğu gibi kabul etmeye başlamak demek.
Fenin’in anlamı nedir? Gündelik hayatın içindeki o sahte, yalan ama çoğu zaman gerekli olan durumları kabul etmektir.
Bundan sonra birine baktığınızda, biraz daha dikkatli olmayı deneyin. O kişinin gülümsemesi, gerçekten gülümsüyor mu? Yoksa bir Fenin mi?
Kendinizi de sorgulamayı unutmayın. Fenin’i biraz içimizde yaşatmak bazen hayatta daha kolay bir yol olabilir. Ama unutmayın, kendinizi bulduğunuz an, sahte gülüşler de kaybolur.